Ortak İş Sağlığı Güvenliği Kurulu

İş sağlığı güvenliği uygulamasındaki önemli araçlardan biri işyeri iş sağlığı güvenliği kurullarıdır. İşçi ve işveren temsilcileriyle, işyerlerinde bu konuda hizmet üretenlerin biraraya geldikleri bir platformdur bu kurullar. En az ayda bir kez, önemli kazalardan hemen sonra toplanması gerekir. Herkes konuya kendi penceresinden baksa da, birbirini uyarma, denetleme ve yönlendirme olanağına kavuşur.

Ama ülkemizde iş sağlığı güvenliği kurulları uygulamasında üç önemli aksaklık vardır :

(1) Bu kurullar etkin çalışmamaktadır.

(2) Bu kurullar zincirleme bir örgütlenme ile ülke düzeyinde bir merkez ile iletişime sokulmamışlardır. Yalnız bırakılmışlardır.

(3) 50 ve daha çok işçi çalıştıran ve yalnızca sanayiden sayılan işyerlerde kurulmaları zorunlu kılınmıştır.

50 ve daha fazla çalıştıran işyerlerinin, bütün işyerleri içerisindeki payı %2 iken, yalnızca sanayiden sayılan işyerlerini aradığımızda, çok daha küçük bir oranla karşılaşacağımız açıktır. Eğer bu kurullar, işyerlerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması için gerekiyorsa, neden böyle işçi sayısı ve çalışılan sektör temelinde kısıtlamalara başvurulmaktadır.

Benzer bir sorun işyeri hekimliği uygulamasında da vardır. 50 ve daha çok işçi çalıştıran işyerlerinde, işyeri hekimi çalıştırmak zorunludur. Bunda sanayiden sayılıp sayılmama dikkate alınmamıştır. Üstelik yasa koyucu, işyerlerinin ortaklaşa işyeri hekimi bulundurma seçeneğini de kabul etmektedir.

Fişek Enstitüsü, ülkemizde 1982 yılından beri “ortak işyeri hekimliği” uygulamasının örneğini sunmaktadır. Bu örnek, hem yapılabilirliğin ve hem de sürdürülebilirliğin kanıtı olmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uygulamasına ve mevzuatın geliştirilmesine de bu yoldan katkıda bulunmaktadır.

Bu kez Fişek Enstitüsü, yine gönüllülük temelinde öncü bir uygulamayı başlatmaktadır: “Ortak İş Sağlığı Güvenliği Kurulu” … Böyle bir kurul oluşturma yü-kümlülüğü olmayan ve 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinden bir işçi, bir işveren temsilcisinin katılımıyla Ankara’da İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde bir kurul oluşturulmuştur. İlk toplantı, 13 temsilcinin katılımıyla, 12 Mayıs 2008’de İvedik Org.San. Bölgesi’ndeki, “Prof.Dr.İsmail Topuzoğlu Eğitim Salonu”ndagerçekleştirilmiştir.

Bundan böyle her üç ayda bir yine aynı mekanda, daha geniş katılımlarla toplanılması kararlaştırılmıştır. Toplantılarda her temsilcinin işyerlerine özgü sorunları gündeme getirmesi, deneyim ve uygulamalarını paylaşması hedeflenmektedir. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının da katıldığı bu toplantılarda, hem teknik ve hem de hukuk alanındaki gelişmelerden, temsilcilerin haberdar edilmesi, hizmetlerden en etkin biçimde yararlanılması istenmektedir.

Çalışmaların en kısa zamanda, Fişek Enstitüsü öncülüğünde kurulmuş olan ortak işyeri hekimliğinin diğer iki uygulama merkezinde de çalışmaların başlatılması planlanmaktadır. Sincan Organize Sanayi Bölgesi ve Saray Keresteciler Sitesi’nde de işçi, işveren temsilcileriyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının katılımıyla bu öncü uygulama başlatılacaktır. Amacımız, bunun hem mevzuatın geliştirilmesine ve hem de ülkenin başka başka sanayi sitelerinde yapılacak uygulamalara yol göstermesidir.

Çalışma Ortamı Dergisi (98. Sayı, S.20)

Küçük İşyerleri Ortak İş Sağlığı Güvenliği Kurulu !

Mustafa Taşyürek

Bugün tam 30 sene önce Kimya Mühendisi diplomasına sahip biri olarak İş Sağlığı Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’de göreve başladığım zamanı hatırlamaya çalışıyorum. İlk aklıma gelen Müdürümüz Doç.Dr.İsmail Topuzoğlu’nun Hıfzıssıhha Okulu’nun konferans salonlarında düzenlediği devlet (Bakanlık) işçi, işveren, üniversite (vb.) temsilcilerinin katıldığı seminer, toplantı, diyalog – iletişim ortamı oluşturma, iyi uygulamaların paylaşılması çabalarıdır. Butoplantılardan birinde değerli hocamız Dr.Cahit Erkan’dan ilk defa “ergonomi” dersini de dinleme şansını bulmuştum.

Daha sonra öğrencisi de olma şansına kavuştuğum Prof.Dr.İ. Topuzoğlu hocamızın ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği konusunun daha da ileri götürülmesi açısından gerçekleştirilebilir düşleri vardı.

Bu düşlerden biri de sanırım sanayiden sayılan ve 50 den fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde oluşturulması gereken iş sağlığı vegüvenliği kurullarının (İSİG K) kanun, tüzük (ve daha sonra yönetmelik)te belirtildiği amacı ve görevleri gerçekleştirebilmek için düzenli ve etkin çalışabilmesidir.

1985 yılında İş (Güvenliği) Müfettişliği‘nden ayrılıp sanayide İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı olarak görev yapmaya başladıktan sonra, hocamızla her karşılaştığımda, büyük bir ilgi ile benden işyerinde İSİG Kurulu ve çalışmaları ile ilgili bilgi alması, bu kurula verdiği önemi gösteriyordu.

Çünkü kurul işçi, usta, idareci, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, işveren vekili gibi işyerinde çalışanları olabildiğince temsil eden kişilerden oluşmaktadır. Ortak aklın temsil edilebileceği bir oluşumdur.

İşyerlerinde, belkide ülkemizde, gördüğümüz en büyük eksikliklerimizden biri sağlıklı ve yapıcı bir iletişimin olmayışıdır. İşin içerisinde olunmadığı zaman diğerlerinin hep yanlış yaptığını ve hatalı davrandığı sanılmakta empati kurulamamaktadır.

1985 yılının Temmuz ayından bugüne dek nerdeyse kesintisiz her ay İSİG kurullarına katılıyorum. Bu kurul toplantılarında zaman zaman hep hoşuma giden tartışmalar yapılmasa, kararlar alınmasa da, genel olarak iş sağlığı ve güvenliği açısından çok önemli görevleri yerine getirdiğini, iyi işleyen kurulların o işyeri ve orada çalışanlar açısından büyük bir şans ve iş sağlığı iş güvenliği açısından iyi bir iletişim ortamı olduğunu görüyorum.

Bilindiği gibi sanayiden sayılan [ Sanayiden sayılacak işlerin esasları şunlardır:   

     a) Her türlü madenleri arama ve topraktan çıkarma, taş, kum ve kireç ocakları.

     b) Ham, yarı ve tam yapılmış maddelerin işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin değiştirilmesi, süslenmesi, satış için hazırlanması.

     c) Her türlü kurma, onarma, sökme, dağıtma ve yıkma.

     d) Bina yapılması ve onarımı, değiştirilmesi, bozulması, yıkılması ve bunlara yardımcı her türlü sınai yapım.

     e) Yol, demiryolu, tramvay yolu, liman, kanal, baraj, havaalanı, dalgakıran, tünel, köprü, lağım ve kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması ve bataklık kurutma.

     f) Elektrik ve her çeşit muharrik kuvvetlerin elde edilmesi, değiştirilmesi, taşınması, kurma ve dağıtma.

     g) Su ve gaz tesisatı kurma ve işletmesi.

     h) Telefon, telgraf, telsiz, radyo ve televizyon kurma.

     i) Gemi ve vapur yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve bozup dağıtma.

     j) Eşyanın istasyon, antrepo, iskele, limanlar ve havaalanlarında yükletilmesi, boşaltılması.

     k) Basımevleri. (İş Kanunu .Madde.111)]

devamlı olarak en az elli  işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren(in) bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla ilgili yükümlüğü (1475 sayılı önceki iş kanununda olduğu gibi) 4857 sayılı yeni İş Kanunuda da (80 .maddesi) yinelenmiştir. Hatta yeni iş kanunu ile “İşverenler(e) iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulama yükümlüğü (ilk defa olumlu bir yenilik olarak) getirilmiştir.

26 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve iş kanununda değişiklik yapan kanunla, [önceki İş Kanunu’nun 81 nci ve 82 nci maddeleri birleştirilerek ve çok önemli bulduğumuz değişiklikler de yapılarak] işverenlere”devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;

     a) “İşyeri sağlık ve güvenlik birimi” oluşturulması,

   b) Bir veya birden fazla “işyeri hekimi” ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirilmesi,

     c) Sanayiden sayılan işlerde “iş güvenliği uzmanı” olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirilmesi,
yükümlülüğü getirilmiştir.


10.6.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunundan önceki iş kanununda da “işyeri hekimi” çalıştırılması ve ” iş sağlığı ve güvenliği kurulları” oluşturulması yükümlüğü vardı.

Elliden fazla işçi çalıştıran (ve yasalara uyan) her işyeri, kısa süreli ya da (işçi sayısına göre) tam gün çalışan bir işyeri hekimi çalıştırıyor, sağlık birimi oluşturuyordu.


Tam gün çalışan işyeri hekimi ve iki hemşiresi olan (aralıksız 16 yıl) çalıştığım büyük bir sanayi kuruluşunda, İSİG Kurul toplantılarında, işçi (sendika) temsilcilerinden genellikle gece vardiyaları ile ilgili, iş sağlığı açısından sürekli istek ve yakınmalar sürekli geliyordu. Bunlar özellikle belirli saatlerde uygulanması gereken enjeksiyonlar ve acil durumlarda sağlıklı-uygun ilk yardım uygulamaları, ambulans olmasına karşın, bunu kullanacak yetkin şoförün o an bulunmayışı vb. ilgili. Bulduğumuz ilk çözümümüz, gece vardiyasında da sağlık memuru olan kardeş kuruluştan yararlanmak olmuştu. Ancak burada da vardiyadaki sağlık personelinin tutum ve davranışları, lojistik destek vb. ilgili şikayetler hep İSİG kurul gündemini işgal etti, sorunçözülememişti.


Acaba Fişek Enstitüsü’nün Ankara Ostim ve Sincan Organize Sanayi Siteleri ile İstanbul Yenibosna Doğu Sanayi Sitesi’nde, özellikle 50’den az işçi çalıştıran işyeleri için oluşturduğu “işyeri ortak sağlık ve güvenlik birimi” modeli büyük işyerleri- sanayi kuruluşları için de oluşturulamaz mıydı ? Aynı holdinge bağlı, aynı sahada yan yana bulunan ve her birinin kısa süreli ve tam gün çalışan işyeri hekimi, hemşiresi/sağlık memuru, reviri olan ve 3 vardiya çalışan işyerlerinin sağlık birimleri “büyük işyerleri ortak sağlık birimi” olarak birleştirilemez miydi ? İşçiler daha iyi iş sağlığı hizmeti alamaz mıydı? Üç adet ambulans – hasta nakil aracı olmasına karşın, bunların gece vardiyalarında uygun kullanılamaması ve değerlendirilememesi sorunu çözülemezmiydi?

İleri görüşlü, emeğe saygılı işveren vekilinin öncülüğünde, iyi niyetli işverenin ve işçi sendikalarının da önemli desteği ile, yapılan fizibiliteçalışmalarının sonucunun da her kesim için karlı ve yararlı olduğunun görülmesi sonucu;1990’lı yılların başında bu büyük işyerlerinde “Kocaeli için halen iyi bir örnek olan” bir ortak sağlık birimi kuruldu. Bu ortak sağlık birimi 24 saat, çok başarılı çalışmalar yapılmakta, şirketlerin düzenlediği memnuniyet anketlerinde en yüksek memnuniyet puanlarını almaktadır. Burada yasanın öngördüğü işyeri hekimlere ilave olarak, uzman hekimler , diyetisyenler / beslenme uzmanları ve iş Psikologlarından da yararlanıldığı gibi, işçilere check-up’da yapılmaktadır.


Bu kuruluşlarda ortak işyeri sağlığı ve güvenlik birimi oluşturulması sonucu iş sağlığı hizmetlerine ilave olarak gerçekleştirilen çalışmalar şöyle özetlenebilir:


  • Kazaların ve kaza raporlama sistemlerinin paylaşılması

  • Ortak eğitimler düzenlenmesi .

  • Eğitim materyelinin paylaşımı (CD, video, notlar vb.)

  • İşyerlerinden birine ait olan yangın tatbikat sahasının ortak kullanımı

  • Ortak koruyucu aşılama (yaklaşık % 40 tasarruf)

  • Ortak emisyon ölçümü

  • Kişisel koruyucu ekipmanların ortak hale getirilmesi .

  • Fabrikaların ekip tarafından gezilerek iş sağlığı ve güvenliği gözlemlerinde bulunulması


Sağlayacağı faydalar teker teker analiz edilerek diğer çalışma konuları ise söyle belirlenmişti;


  • [Pazarlık gücünü ,nitelik & kaliteyi artırma, yerli üretimi gerçekleştirme ve ithal kolaylığı oluşturma faydası sağlaması için] Ortak satınalma (iş güvenliği malzemeleri, iş elbiseleri, ayakkabılar, yangın söndürme ve döküntü saçıntı önleme malzemeleri, acil durumlara müdahale donanımları vb.)

  • Resmi makamlara karşı ortak hareket (yasal izinler, test ve ölçümler, ölçüm cihazlarının ortak kullanımı vb.)

  • Ortak atık ve tehlikeli atık yönetimi (taşıma, bertaraf, değerlendirme, vb.)

  • Eğitim, bilinçlendirme, denetim, bilgi paylaşımı

  • Ortak acil durum yönetimi

  • Müteahhit / taşeron / alt işveren çalıştırmanın İSİG-Çevre açısından standardizasyonu

  • Ortak topluma katkı faaliyetleri.


Bugün bu çalışmaların yukarıda belirtilen yasal temele de kavuştuğunu görüyoruz.

Böylece Prof.Dr.İsmail Topuzoğlu hocamızın düşlerinin bir kısmını, öğrencileri olarak, gerçekleştirdik diyebilir miyiz?

Maalesef evet diyemiyoruz.


Prof.Dr. Nusret Fişek, Prof.Dr.İsmail Topuzoğlu gibi hocaların* vizyonunu gerçekleştirme misyonunu üstlenen öğrencileri, düşgörmeye devam ediyor.

Sanayiden sayılan ve tüm işyerlerinin %98’ini oluşturan, 50 den az işçi çalıştıran işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği sorunlarına çözüm nasıl bulunacak? Bunların yasal olarak iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği kurulu da yok.


50’den az işçi çalıştıran işyerlerinin “İşverenler(i) işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlüönlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü” değil mi?

 Bu küçük işyerlerinin “işverenler(i) işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığınıdenetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda“değil mi?


Örneğin; 10-15 işçisi bulunan bir işveren tek başına “gerekli her türlü önlemi“,”araç ve gereçleri noksansız” belirleyebilir mi? Onların daha fazla ortak akla, bilgi ve deneyim paylaşımına ihtiyacı yok mu ? Bunların iş sağlığı ve güvenliğinin nitelikli iki uzmanı olan İş Güvenliği Uzmanı ile İşyeri Hekim’lerinin uzmanlıklarından yararlanma gereksinimleri yok mu ? Varsa bu gereksinim nasıl karşılana bilir?


Bu sorulara Fişek Enstitüsü “neden olmasın” diyor. Söyleyecek yeni bir şeyleri olmayan hep eleştirse de “o” eline aldığı iş sağlığı ve güvenliği bayrağını daha da yukarılara çıkarmak için.


50’den az işçi çalıştıran işyerleri , bugün, özellikle sanayi sitelerinde yaygın bir şekilde, “ortak iş sağlığı birimi“nden, en az işe giriş muayeneleri, periyodik sağlık muayeneleri, bir takım radyolojik ve odiyometrik testler vb. hizmetleri almaktadır. Hatta Fişek Sağlık Hizmetleri Enstitüsü gibi bazı kuruluşlar’dan yasanın öngördüğü “ortak iş sağlığı ve güvenliği “birimi hizmetlerini almaktadırlar.


Büyük sanayi kuruluşlarına hizmet vermesi için (çekine çekine) ortak iş sağlık birimini oluştururken Prof.Dr.İ.Topuzoğlu hocamasormuştum, böyle bir oluşumun organizasyonu, yasal boyutu, kadrosu, binası, laboratuarları, alet ve edevatları vb. nasıl ve ne olmalıdır diye.


Merak ediyorum, diğer bir öğrencisi olan Prof.Dr.A.G.Fişek’in küçük işyerleri için “ortak iş sağlığı ve güvenliği kurulları” oluşturma düşü, aslında vizyonu’nu gerçekleştirme çabasına hocamız ne der ?


Hocam, bu gün nerdeyse her sanayi sitesinde öğrencileriniz , özellikle küçük işyerlerine yönelik “iş sağlığı” hizmetlerinigötürmeye çalışıyorlar. Bu hizmetler yakın gelecekte “iş sağlığı ve güvenliği” hizmetleri gelişimi ve değimini gösterecektir.


Arzumuz, bir gün başarılı toplantılarından birini yapan küçük işyerleri ortak iş sağlığı ve güvenliği kurul toplantısına Prof.Dr.İsmail Topuzoğlu’nun başkanlık yapmasıdır. Bu kurulun da yasal bir dayanağa kavuşmasıdır. Hatta yasal dayanağının hazırlanma aşamasında (önceki mevzuat olan) İş Sağlığı Güvenliği Kurulları Hakkında Tüzüğün hazırlanma aşamasında koyduğu katkıyı burada da göstermesidir.

İşte bu da bizim düşümüz


————————————————-

*Yazımıza noktayı koymadan önce; özellikle işyerlerinde en büyük eksiklerimizden biri olan iletişim ve yetişkin insanların eğitimi konusunda; İşyeri Hekimi Temel Eğitimi Sertifika Kurs’larında “iletişim becerileri” derslerini yıllarca büyük bir zevkle dinlediğimiz, ne yazık ki 18 Haziran 2008 tarihinde kaybettiğimiz değerli hocamız Prof.Dr. Sudi Bülbül’ü saygı ve sevgi ile anıyoruz. Ruhu şad olsun.



SİNCAN ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ’NDE

ORTAK İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ KURULU TOPLANDI

Bir ay önce Fişek Enstitüsü olarak Ostim-İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde başlattığımız öncü girişimi (Bakınız: Çalışma Ortamı Dergisi Mayıs Haziran 2008 No.98), bu kez Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ne taşıdık. Fişek Enstitüsü’nün öncülüğünde, küçük işyeri ortak sağlık güvenlik birimi oluşturan, çoğu elliden az işçi çalıştıran işyerlerinden gelen, işçi ve işveren temsilcilerinin, işyeri hekimlerinin ve iş güvenliği uzmanının katılımı ile toplanıldı. Bu işyerleri, işyeri hekiminden de, iş güvenliği uzmanından da ortaklaşa yararlanıyorlar; şimdi de sıra ortak iş sağlığı güvenliği kurulunda (ISIGK). İlk toplantıda, yapılan bu öncü girişimin önemi ve getirdikleri anlatıldıktan sonra, yasların ISIGK için öngördüğü görev ve yetkiler anlatıldı. Katılımcıların istemleri ile bir sonraki toplantının gündemi oluşturuldu. Daha çoğalmak ve daha çok paylaşmak dileğiyle herkes işinin başına döndü.