Amerika Birleşik Devletleri’nde Ölümlü İş Kazaları

Ulusal Dramatik Mesleksel Ölümler (NTOF) kuruluşunun veri tabanlarından derlenen bilgiler ışığında Amerika Birleşik Devletleri’nde 1980-1997 yılları arasında genel olarak iş kazalarından kaynaklı ölümlerin azaldığı görülmektedir. Madencilik, tarım/ormancılık/balıkçılık ve yapı sektörü ölüm oranlarının en yüksek olduğu sektörler olarak karşımıza çıkarken, motorlu-araç çarpışmaları, iş kazalarından kaynaklı ölümlerin en başta gelen nedeni olmaktadır. NTOF, 50 eyalette, New York City ve Kolombia bölgesindeki yaşam istatistiklerinden sağladığı ölüm belgelerini toplamaktadır. 100.000 işçiye düşen kaba ölüm oranı, sivil işçiler arasındaki yıllık ölümlerin sayısı, o yıl istihdam edilen sivillerin sayısına bölünerek hesaplanmaktadır. İstihdam verileri ise, İşgücü İstatistikleri Bürosu(BLS), Güncel Nüfus Araştırmaları(CPS), nüfus ve hane halkı tabanlı diğer araştırmalardan elde edilen bilgilere dayalı tahminleri içermektedir.

Ulusal Tahminler:

ABD’de 1980-1997 yılları arasında, 103.945 sivil işçi, iş kazaları sonucu yaşamını kaybetmiştir. İş kazlarından kaynaklı ölümlerin yıllık sayısı %28 ‘i azalırken, 1980’de 7343’den 1997 yılında 5285’e düşmüştür. Tüm işçiler için, iş kazalarından kaynaklı ölümlerin oranı %45 azalmıştır. Tüm ölümler içinde erkek ölümlerin oranı %93’lük bir yer kaplarken, bu oran yaklaşık kadın ölüm oranlarının 11 katına denk gelmektedir. Ölen sivil işçilerin %85’ini beyazların oluşturmasına karşılık, siyah işçiler arasındaki ölüm oranı( 5.6/100.000) beyaz işçilerin ölüm oranlarından(5.0/100.000) fazladır. 25-34 yaş iş kazalarından kaynaklı ölümlerde en geniş grubu oluştururken, 65+ yaş işçiler, yaşa özgü ölüm oranlarında en geniş grubu oluşturmaktadır.

1980’den bu yana, motorlu araç kazaları, iş kazalarından kaynaklı ölümlerin %24’nü oluşturmakta ve kazaların en başta gelen nedeni olmaktadır. İlginç olan bir nokta, adan öldürme, mesleksel ölümlerin ikincil en önemli nedeni ( %14) olarak, makineden kaynaklı ölümleri (%13) geçmiştir. Mesleksel ölümlerin %10’nu düşmelerden kaynaklanırken, %5’i elektrik şokları sonucu olmuştur. En yüksek ölüm oranlarına sahip endüstriler ise şu şekilde sıralanmaktadır: Madencilik (30/100.000 işçi), tarım/ormancılık/ balıkçılık (19/100.000) ve yapı işleri (15/100.000).

Ölümlerin spesifik nedenlerine ilişkin riskler ise, kazaların meydana geldiği endüstriye göre değişmektedir. Makineden kaynaklı riskler, tarım/ormancılık/ balıkçılık, madencilik ve manifaktürde ölümlerin en başta gelen nedeni olurken, yapı işlerinde düşmeler temel risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu faktörü, motorlu araç kazaları ile makineden kaynaklı kazalar izlemektedir. Ulaşım/iletişim/kamu hizmetleri, toptan ticaret ve kamu yönetiminde, motorlu araç kazaları ölümlerin en başta gelen nedeni olurken, parekende ticaret, finans/sigorta ve hizmetler sektöründe cinayet en başta gelen ölüm nedenidir.

En yüksek ölüm oranlarına sahip meslek kategorileri ise şu şekilde sıralanmaktadır: Çiftçi/ormancı/balıkçı (21.4/100.000 işçide), ulaştırmacı ve taşımacılar (21.3/100.000), el işleri ile uğraşanlar/ekipman temizleyicileri/yardımcılar/işçiler(13.4/100.000).

ABD’DE İŞ KAZLARINA BAĞLI ÖLÜMLER: 1980-1997

Özellikler
Cinsiyet
Sayı (%) Oran
Erkek 97.053 93 8.6
Kadın 6.886 7 0.8
Bilinmiyor 6 <1
Irk Sayı (%) Oran
Beyaz 88,392 85 5.0
Siyah 11,478 11 5.6
Diğer 3,167 3 4.8
Bilinmiyor 908 1
Yaş Grupları Sayı (%) Oran
16-17 969 1 2.1
18-19 2,714 3 3.8
20-24 10,791 10 4.5
25-34 26,390 25 4.7
35-44 22,881 22 4.5
45-54 18,213 18 5.2
55-64 14,108 14 6.9
65+ yaş 7,779 7 13.3
Bilinmiyor 100 <1
Toplam 103, 945 100 5.1

Not: Oran sütünü 100.000 işçiye göre hesaplanmıştır. Bilinmeyen satırındaki rakamlar, sınıflandırılamayan kategorileri ifade etmektedir.

Bu çalışma sonucu elde edilen veriler, 1980-1997 yılları arasında, genel olarak yıllık ölüm sayısı ve mesleksel ölüm oranlarında bir azalmaya işaret etmektedir. Bu azalmanın nedenleri ise, iş yerlerinde çalışma ortamının iyileştirilmesi yönündeki düzenlemeler, ekonomideki değişimler ve kaza sonrası bakım hizmetlerinin iyileştirilmesine bağlı olarak açıklanmaktadır. NTFO’nun verileri, ABD’de iş kazalarına ilişkin en geniş veri kaynağını sunmakla beraber, verilerin bazı açılardan sınırlıklar taşıdığı da belirtilmektedir. İlk olarak, ölüm belgelerinden elde edilen tüm iş kazalarının, yalnızca %67-%90’nı tanımlanabilmektedir. İkinci olarak, ölüm belgelerine iş kazası başlığı 1992 yılında konulmuştur. Bu nedenle, daha önceki yıllara ait veriler uygun başlık altında değerlendirilmemiş olabilir. Üçüncü olarak, verilerin yalnızca ölüm belgelerinden derlenmiş olması, ayrıntıları içeren çok boyutlu veri tabanlarının olmaması, yanlış sınıflandırma olasılığını arttırmaktadır. Son olarak ise, söz konusu veriler, haftalık 40 saatten daha az çalışan ve risk grubu olarak değerlendirilen gruplar (gençler ve yaşlılar gibi) için farklılıkları yansıtmamaktadır. NTOF’nun verilerine alternatif olarak düzenlenen bir başka çalışma ise, BLS’nin 1992’de başlattığı ve Ölümcül İş Kazaları Sayımları(CFOI)’ndan elde edilen ve ölüm belgeleri, işçilerin iş raporları, tıbbi raporlar, motorlu-araçlara ilişkin raporlar ve diğer federal büroların verilerini içeren çok çeşitli kaynaklardan derlenen çalışmadır. CFOI da iş kazlarından kaynaklı benzer bulgular tanımlamaktadır. Buna göre, 1992-1997 periyodunda, NTOF 32.368 iş kazasına bağlı ölüm tanımlarken, CFOI 37.368 ölüm saptamıştır.

ABD’de, bu çalışmalar sonucu ortaya çıkan bazı ilginç bulguları değerlendirmek gerekmektedir. Örneğin erkeklerde iş kazalara bağlı ölüm oranlarının kadınlara göre fazla olması, kadınlara erkeklere oranla çalışma yaşamına katılımın az olması ve kadınların yaptıkları işlerin büyük ölçüde emeklerinin görünmez nitelikte olduğu enformel sektör işlerinde yoğunlaşması ve dolayısıyla istatistiklere yansımaması ile açıklanabilir. İkinci olarak, ölen işçiler içerisinde beyazların fazla olması, işgücü piyasasında ırka dayalı ayrımcılığın bir işaretidir. Buna karşın siyah işçiler arasında ortaya çıkan ölümlerin beyaz işçilerden fazla oluşu da yine ayrımcıktan kaynaklı olarak siyahların daha tehlikeli işlerde ve olumsuz koşullarda çalışması ile açıklanabilir. Cinayetlerin mesleksel ölüm nedenleri arasında ikincil sırada yer alması ise, Amerikan toplumunun güvence açısından oldukça riskli bir toplum olduğunun göstergesidir. Bu noktada, Amerikan toplumun bireyci kültürünün ve sorunların çözümünde öncelikle bireyin kendisinin sorumlu tutulması (help-yourself), birey tarafından başa çıkılamayacak olarak algılanan bir sorun karşısında, bir başka insanı öldürmeye kadar varan sonuçlara yol açabilmektedir.

İş kazalarına ilişkin bu çalışmalar, yüksek risk gruplarını, iş kazlarının nedenlerini ortaya çıkarma ve bu doğrultu da çalışma ortamında güvenlik ve sağlık koşullarının olumlaştırma ve kazaları önlemede stratejik hedeflerin belirlenmesi anlamında çok önemli bir yere sahiptir. Bu tür veriler bize iş yerlerinde öncelikli olarak ne tür önlemler almamız gerektiği konusunda yol göstererek, kıt olan kaynaklarımızı en akılcı şekilde kullanımına yardımcı olmaktadır.

Kaynak: “Fatal Occupational Injuries- United States, 1980-1997″, Morbidity and Mortality Weekly Report, Vol:50, No:16, p: 317-320.